Suudi Arabistan medyasından Şarkul Avsat’ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde oluşturulan ve Türkiye’nin de yer aldığı ‘Barış Kurulu’ temsilcileri, Gazze’nin silahsızlandırılmasını içeren kapsamlı bir plan geliştirdi. Mısır, Katar, Türkiye ve ABD’nin işbirliğiyle hazırlanan bu belge, Trump’ın barış planını temel alan 15 maddeden oluşuyor. Belge, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının nasıl uygulanacağına dair somut örnekler sunuyor. Hamas kaynakları, bu önerinin İsrail tarafına da iletildiğini doğruladı. Tarafların yanıtlarını tartışmak üzere, Çarşamba günü Kahire’de bir araya gelmesi bekleniyor.
Yeni Yöneticilik Modeli İçin Adımlar Atılıyor
Hazırlanan yol haritası, uygulama sürecini denetlemek amacıyla Uygulama Doğrulama Komitesi adı verilen yeni bir yapı öngörüyor. Gazze Yüksek Temsilcisi tarafından kurulacak bu komite, garantör devletler ve yerel polis gücü olan Uluslararası İstikrar Gücü ile Barış Konseyi üyelerinden oluşacak. Belgeye göre, tüm tarafların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararına ve Trump planına tam bağlılık göstermesi gerekiyor. Süreç, aşamalı olarak ilerleyecek ve her aşamada tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi sağlanmadan sonraki aşamaya geçilmeyecek. Bu denetim mekanizması, güvenliğin sağlanmasının yanı sıra ekonomik toparlanmanın önündeki engellerin kaldırılmasını da amaçlıyor. Belgede, İsrail’in ilk aşamadan kalan tüm sorumluluklarını zamanında yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Hamas’ın Rolü Sınırlandırılacak
Gazze’nin gelecekteki yönetim modeli ile ilgili belgede önemli maddeler de yer aldı. Belgeye göre, “reform edilmiş bir Filistin yönetimi sorumluluklarını devralana kadar” bölgenin idaresi ve yeniden imarı tamamen Barış Konseyi’nin yetkisi altında olacak. Bu durum, Hamas veya diğer Filistin gruplarının Gazze yönetiminde doğrudan ya da dolaylı bir rol oynamayacağı anlamına geliyor. Sivil bakanlıklarda görevli personelin haklarının korunması ve adil muamele görmeleri de taahhüt ediliyor. Belge, “Gazze bölgesi bundan böyle tek bir otorite ve tek bir yasa ile yönetilmelidir. Silah kullanma yetkisi yalnızca ulusal komite tarafından yetkilendirilmiş olan kişilere ait olacak ve tüm silahlı gruplar askeri faaliyetlerine derhal son verecektir” ifadelerini içeriyor. Bölgedeki silahların toplanması süreci, kademeli bir takvim çerçevesinde sıkı bir kontrol altında gerçekleştirilecek ve bu süreç Filistin liderliği tarafından denetlenecek.
Askeri Gösterilere Yasak Getirilecek
Yeni eğitilen sivil polisler mevcut güvenlik yapılarıyla entegre edilecek, ancak tüm personel kapsamlı bir güvenlik taramasından geçecek. Kriterlere uymayan bireylere, silahlı olmayan alternatif görevler veya tazminat teklif edilecek. Bireysel silahların teslimi, Hamas gibi milis güçlerinin ağır silahlarını bırakmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek. Ayrıca, iç çatışmaların ve intikam eylemlerinin önlenmesi hedefiyle bir toplumsal barış anlaşmasının imzalanması şart koşuluyor. Bu anlaşma aracılığıyla askeri geçit törenleri ve silahlı gösterilerin yasaklanarak sivil düzenin korunması öngörülüyor.