Müze arşivinde unutulan canlılar: Herkes denizatı sanıyordu ama…
Müzelerin tozlu raflarında uzun süre bekleyen bazı canlı örnekleri, deniz biyolojisinde tamamen yeni bir tablonun kapısını araladı. Güney Avustralya’nın Gambier Adaları açıklarında 2006’da yapılan dip taramalarında toplanan fakat müze arşivlerinde yanlış sınıflara ayrılan örnekler, bilim dünyasını şaşırtan bir sonuca ulaştırdı.
Syngnathidae familyası altında tanımlanan bu canlı grubu, bilinen denizatı formlarından belirgin hatlarla ayrılıyor. Görünüşleri sebebiyle popüler kültürdeki bir Susam Sokağı karakterine benzetilen canlılar; miğfer kafalı deniz Muppet’ı (Australyichthys aegis), boğa boyunlu deniz Muppet’ı (A. minotaur) ve paradoksal deniz Muppet’ı (A. paradoxus) şeklinde adlandırıldı. Araştırmanın baş yazarı Graham Short, balıkların baş bölümünden arkaya doğru bükülen etli yapıların bu isimde pay sahibi olduğunu ifade etti.
Bilimsel kayıtlarda toplamda sadece sekiz örneği yer alan ve 80 yıllık periyotta 2 bin 500 kilometrelik hatta seyrek şekilde rastlanan bu türler, 2006 yılından bu yana tekrar canlı veya cansız olarak bulunamadı. Ralph Foster ile Martin Gomon’un geçmişte tanımladığı Hippocampus paradoxus ve H. minotaur türlerinin klasik denizatı sınıfına uymadığı anlaşılınca ileri tetkikler başlatıldı. Hassas vücut dokularını bozmamak adına örnekler yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi taramasından geçirildi. Elde edilen görüntüler şaşırtıcıydı; geleneksel denizatlarında yer alan karın kemik plakaları ile kafadaki kemik taç bu canlılarda yoktu. Alkolde saklanan tek bir dokudan alınan genetik veriler de canlıların cüce deniz iğneleriyle akraba olan bağımsız bir soy hattına bağlandığını netleştirdi.
Okyanusun derinliklerindeki beslenme ipuçları
Yüzeyin 50 ila 124 metre altından toplanan ve canlı olarak hiç gözlemlenemeyen bu balıklar, kayıp tür sınıflandırmasında değerlendiriliyor. Tomografi verileri yalnızca kemik yapısını incelemeye yaramadı; A. paradoxus örneğinin midesinde sert kabuklu canlıların izleri tespit edildi. Bu gelişme, söz konusu türün tabanda yaşayan küçük kabuklular veya planktonik canlılarla beslendiğini doğrudan gösteren ilk veri oldu. Graham Short, Solenostomus snuffleupagus örneğinde görüldüğü gibi bu küçük canlıların doğal yaşam alanlarında bulunmasının zor fakat mümkün olduğunu belirtti. Araştırma detayları Journal Of Lost Species dergisinde yayımlanarak bilim dünyasına duyuruldu.
The post Müze arşivinde unutulan canlılar: Herkes denizatı sanıyordu ama… first appeared on Kilis Egitim.