Yozgat’ta üreticiler mercimek hasadına başladı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, biçerdöverle erken hasat nedeniyle dane ve sapta olgunlaşma eksikliğine bağlı yüzde 30 civarında kayıp olmasına karşılık, doğrudan anıza yapılan ekim alanlarından dekarda 161 kilogram verim alındığını duyurdu. Kurumdan, “Tarlaya hiçbir toprak işlemesi yapılmadı ama aynı verim alındı. Ayrıca daha az yakıt kullanıldı çevre korundu. Daha az emek ve masrafla üretim yapıldı” bilgisi paylaşıldı.
Özlüce köyünde anıza doğrudan ekim yapan Süleyman Çatalyürek, Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün tavsiyesi üzerine tarlada hiçbir işlem yapmadan ektiklerini belirterek, “Rekoltemiz de kantardan çıkma 161 kilo. Üründe kırık oranı sıfır noktasında. 2,5 milim en düşük mercimek yüzde 2; 4,5 milim olan yüzde 3; kalan yüzde 89’u 6 üzeri 7’ye doğru gitti. Yani tarihinde böyle bir rekolte, nem oranı düşük, vasıflı, Yozgat’ın 65 milim Sultani mercimeğini bu analizden sonra öğrenmiş olduk, bulmuş olduk. Çıkan mahsulün tamamını ilaçlayarak, selekte ederek tohumluk olarak önümüzdeki yıla hazırlayacağım. Böyle bir şey bir daha yakalama şansımız olmayabilir” diye konuştu.
“ÇİFTÇİ GİRDİLERİNİN YÜKSELİŞİNDEN DOLAYI, SIKINTILARIMIZ VAR”
Çiftçi Çatalyürek, 1985 yılında 300 dönümden aldığı ürünü satıp, traktör alabildiğini, şimdi ise bunun mümkün olmadığına vurgu yaparak, şunları söyledi:
“1985 yılında 300 dönüm mercimekten 29 ton 700 kilo mercimek sattım. O zaman Özal başbakandı. 300 lira baş fiyat açıklamıştı. 297 liradan artı prim yazdılar, mercimeğimde öyle bir kalite vardı. O zaman 8 bin 500 lira gibi bir para tuttu. Sıfır 285 Massey Ferguson traktör 6 milyon 300 bin liraydı. O yıl çiftçinin altın yılıydı. Bu yıl da çiftçinin ürün bazında altın yılı ama fiyatta etik bir yanı yok. Çiftçi girdilerinin yükselişinden dolayı, sıkıntılarımız var. O günden bugüne mercimekte ortalama 100 kilo, 120 kilo ama bu sene 161 kiloyu 150 kiloyu biçenler var. Mastarla biçenler henüz hasat yapmadılar, verimi ölçemediler. Biz biçerdöverle hasat ettiğimiz için verimi ölçtük. Tarladan aldığımız gibi kantara gittik. Kantar fişleriyle sabit. Durum bundan ibaret. Bu sene iyi bir mercimek elde ettik. Bunu da piyasaya sürmeden ziyade tohum olarak değerlendireceğim kendim. 100 dönüm programım var önümüzdeki yıl ekmeye. Yine de anıza ekim yapacağım. Üstelik bu sefer pancar tarlalarına daha kaliteli topraklara ekeceğim.”
“ALLAH VERİYOR, DEVLET VERMİYOR”
Mehmet Ali Uğur Nemli de “Çok güzel olduğu zaten belliydi. Biçerdöverle biçilirken biraz zarar da veriyor istem dışı. Fiyatlara, maliyetlere hiç girmeyelim. Zaten tüccar 10 liraya alıyor arpayı, buğdayı 12 liraya alıyor. Ofis sıra vermiyor. Allah veriyor, devlet vermiyor. Fiyatlar üzücü. Girdi maliyetleri yüksek. Allah sonumuza hayır getirsin” ifadelerini kullandı.

